Sınav ücretlerine bir yılda yüzde 40 zam

 

Ekonomideki kötü gidişatın etkilediği zamlar, sınav ücretlerine de yansıdı. Bir yılda sınav ücretlerine yapılan zam yüzde 40’ı buluyor. Bunun yapılması için giderlerin de yüzde 40-50 artması gerektiğini belirten Aktif Eğitim-Sen Başkanı Osman Bahçe, böyle bir artış olmadığına için ÖSYM’nin vurgun yaptığını söyledi.

Son dönemde iğneden ipliğe gelen zamlar sınav ücretlerine de yansıdı. 2014’te 40 TL olan YGS ücreti 50 TL olurken ALES 70 TL, TUS ise 100 TL’ye kadar çıktı. 2014 yılında sadece ALES için yatırılan para 13 milyon 774 bin TL’yi buldu. Son zamlar ile bu rakamın daha da artacağı tahmin edilirkan bir yılda sınav ücretlerine gelen zam tutarı yüzde 40 oldu. Her yıl binlerce öğrenci ve akademik kariyer yapmak isteyenler sınavlara girmek için para yatırıyor. ÖSYM her yıl sınav türlerine göre kayıt ücreti alıyor. Bu yıl pek çok sınavın giriş ücretine 20 TL zam gelmesi tepkilere sebep oldu. Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Sınavı ‘nın (ALES) 20 TL birden yükselmesi ile sosyal medya üzerinden 1 milyon 897 bin kişi, sınav ücretlerinin düşürülmesi için başlatılan imza kampanyasına katıldı. ÖSYM yerine bu parayı kitaba yatırmak istediklerini belirten öğrenciler, amacın kâr değil kamu hizmeti olması gerektiğini vurguluyor.

ÖSYM’nin hiçbir dönemde toplanan sınav ücretlerinin nereye harcandığına dair bir açıklama yapmadığına dikkat çeken Aktif Eğitim-Sen Başkanı Osman Bahçe, toplanan paraların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla özellikle sınava katılarak harç ödeyenlerle paylaşılması gerektiğini söyledi. Sınav ücretlerini hükümetin belli bir maksat için topladığını ifade eden Bahçe, bu paralarla sınav giderlerini karşılamayı planlarken bir süre sonra kâr kapısına döndüğünü kaydetti.

ALES ve TUS gibi sınavların geçtiğimiz yıl 50 TL civarındayken bu yıl bir anda artarak 70 TL olduğunu dile getiren Bahçe, “20 TL sınav ücretinin artması için sınav maliyetlerinin de 2 katına çıkması gerekiyor. Sınav gözetmenlerine ödenen ücretler, nakliye gibi sınav gider kalemlerinin bir yılda en az yüzde 40-50 artması lazım ki sınav ücretlerinde bu kadar artış olsun. Bunlar da artmadığına göre burada başka bir iş var.” şeklinde konuştu. Bir yılda sınav ücretlerinin 20 TL yükselmesinin izahının olmadığını söyleyen Bahçe, “Bunu neden bu kadar artırdın diyecek bir mekanizma da şu anda yok. Giderlerin karşılığı olarak bunu alıyorsan izah etmen lazım. İzah edemiyorsanız endişe ettiğiniz bir durum var demektir.Şu anda hükümet sınava giren çocuklar ve onların velilerine vurgun yapıyor. Bunun başka bir açıklaması olamaz.” dedi.

SİSTEM, ÖĞRENCİLERİ TEŞVİK ETMİYOR

Uzun yıllar üniversitede akademisyenlik yapan Tüketici Derneği Onursal Başkanı Engin Başaran, sosyal bir devlet anlayışında öğrencilerin kariyerlerini etkileyecek sınavlardan ücret alınmasının yanlış olduğunu söyledi. Yurtdışında kariyer ya da bilimsel bir proje yapmak isteyenlerin teşvik edildiğini söyleyen Engin, Türkiye’de ise tam tersi alınan sınav ücretleri, prosedürler ve birçok zorluğun insanda uzaklaşma istediği oluşturduğunu kaydetti. Bu konuda öğrencilere büyük görev düştüğüne dikkat çeken Başaran, “Bütçeden ayrılan paraya ve eğitim sistemine baktığımızda eğitime ayrılan miktarın ne kadar az olduğunu görüyoruz. Öğrenciler bu konuda sessiz kalmasın. Haklarını demokratik bir şekilde arasın. Öncelikle bir topluluk oluşturup, üst düzey insanlarla bir araya gelerek çözüm önerilerini sunabilirler. Hak verilmez, alınır. Sokağa insinler demiyorum ama en azından sınav ücretleri için bir araya gelsinler.” diye konuştu.

 

Telefonda ‘evet’ demeden önce düşünün

Antalya’da 15 yıldır sabit telefon kullanan esnaf Gökhan Yıldız, Türk Telekom abonesiyken gelen telefonla, başka bir telekomünikasyon şirketine geçişinin sağlandığını ve numarasından 1 ayda 400’e yakın arama yapıldığını belirterek şikayetçi oldu.

Gıda şirketi bulunan Gökhan Yıldız, 2 ay önce telefondan arandığını belirterek, “Türk Telekom olarak algıladığım bir telekomünikasyon yetkilisi telefonda benden bazı teyitler istedi. Ben de müşteri yoğunluğundan, görüşmenin bir an önce bitmesi için söylenenlerin tümüne ‘Evet’ yanıtı verdim. 45 gün sonra adresime postayla adı geçen telekomünikasyon şirketi ile sözde yaptığım anlaşmanın belgeleri ve görüşmelerimizin dökümü geldi. Ben işyerimi saat 22.00 sıralarında kapattığım halde ve ofisimde faks olmamasına karşın, dökümlerde bazıları gece yarıları olmak üzere şehir içi ve şehir dışı numaralara faks çektiğim görülüyordu. Bunu sormak için Türk Telekom’a gittiğimde ikinci kez şoke oldum” dedi.

SAHTE İMZA KULLANILMIŞ

Türk Telekom görevlisinin geçen ay itibarı ile kendi aboneleri olmadığını, belgelerde adı geçen telekomünikasyon firması ile sözleşme imzaladıklarını söylediğini aktaran Gökhan Yıldız, “Türk Telekom görevlisinin uyarısı ile telekomünikasyon firması ile sözde yapmış olduğum anlaşmada benim yerime imza atıldığını fark ettim. Kimlik bilgilerimin yer aldığı Sabit Telefon Hizmet Talep Formu’nda adımın üstüne sahte imza atılmış. Üstelik yapmadığım görüşmeler nedeniyle de bana 600 TL civarında bir faturanın da geleceğini öğrendim. Bunun üzerine, sözleşmenin iptali için adı geçen telekomünikasyon firmasına faks geçtim. Ayrıca, hakkımı yasal olarak da arayacağım. Benim yerime birileri sahte form dolduruyor ve hattımın üzerinden farklı numaralara faks geçiyor. Bunun takipçisi olacağım” diye konuştu.

BAŞKAN GÜNDÜZ: KAMU VE KİŞİYE ÖZEL SUÇ İŞLENMİŞTİR

Tüketiciler Birliği Derneği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, bu türlü olaylarla çok karşılaştıklarını belirterek, “Telefonla sözleşme yapılamaz. Bu vatandaşımızın imzasının taklit edilmesi kesinlikle dolandırıcılığa girer. Burada hem kamu, hem de kişiye işlenmiş suç vardır. Vatandaşlarımız bilmedikleri kurum ve kuruluşlarla telefonda konuşma yapmasın. Yüz yüze görüşme talep etsinler. Türkiye’de hukuk arayışı çok problemli. Yasalar tüketiciyi koruyor ama yasa uygulayıcılar bunu maalesef tüketici lehine kullanamıyor” dedi.

(DHA)

Bekir Salim – Nuri Şahinoğlu – Kadın-erkek kavgası

Şahinoğlu, dünyanın en eski kavgası, malûm, kadın-erkek kavgası… Binlerce sebebi olabilir ama sebepsiz kavgalar da az değil… Ben erkeklerden yana tavır alacağım:

SALİM:

Kadınlardan konu açalım gene,

Talepleri asla bitmiyor Nuri.

Bütün bir dünyayı sersen önüne,

Mutlu etmek için yetmiyor Nuri.

ŞAHİNOĞLU:

Benim de bu erkeklerin hâline,

Aklım zerre kadar yatmıyor Bekir.

Soran yoktur; “Kadınların hâli ne?”

Onlar boşa feryat etmiyor Bekir.

SALİM:

Kadınlar mutlaka bir yol bulurlar.

İstekleri neyse kesin alırlar.

Damara basmayı iyi bilirler;

Kimse durduk yere çatmıyor Nuri.

ŞAHİNOĞLU:

Senin aklın hep masrafta kalıyor.

Halbuki ihtiyaç rafta kalıyor.

Vaatlerin çoğu lâfta kalıyor;

Erkekler sözünü tutmuyor Bekir.

SALİM:

Tutmuyor değil de, yetmiyor gücü.

Varlığa dayanır bu işin ucu.

Yokluğu bilmemek ne kadar acı!

O ocak çok kolay tütmüyor Nuri.

ŞAHİNOĞLU:

Peki, kim yakıyor evde ocağı?

Erkek yemek bekler, bebek kucağı,

Ya kim temizliyor köşe bucağı?

Hoş, kadınlar evde yatmıyor Bekir.

SALİM:

“Falancanın var da, bizim niye yok?”

Heves dağlar kadar, haset ondan çok.

Demez ki, “Sırtım pek, şükür karnım tok…”

Bu benim hoşuma gitmiyor Nuri.

ŞAHİNOĞLU:

Kadınlara bin türlü yük yüklerler.

Günahın üstüne günah eklerler.

Bir de ahirette huri beklerler,

Bunu artık kimse yutmuyor Bekir.

SALİM:

Kutu kutu dolar bulacam diye,

Yalılar, villalar alacam diye,

Âşık Salim, zengin olacam diye,

Haramı helâle katmıyor Nuri.

ŞAHİNOĞLU:

Şahinoğlu, güzellikler hamisi,

Bu mânâyı anlamaz ya kimisi…

Aile müminin kutsal gemisi,

Hamdolsun Allah’a batmıyor Bekir.

SANA KİM DİPLOMA VERDİ?

Şahinoğlu, bana takılmayı pek seversin sen.

Hadi az tebessüm edelim:

ŞAHİNOĞLU:

Gördüyse beni gözlerin,

Yolunmuş bir kuşa benzer.

Kitap dolusu sözlerin,

“Taş Üstünde Taş”a benzer.

SALİM:

Benim kitap serisini,

Nuri okumuşa benzer.

Demeyeyim gerisini,

Hasedinden tuşa benzer.

ŞAHİNOĞLU:

Ben yiyecem mirasını,

Ödemem hiç kirasını,

Vermem kitap parasını,

Ağlar, gözü yaşa benzer.

SALİM:

İsmine bakıp, kanmıştım.

Şiirine inanmıştım.

Ben bunu doçent sanmıştım,

Kafası bomboşa benzer.

ŞAHİNOĞLU:

Şahinoğlu, ol rehberi,

Kim verdi tığı, teberi?

Şairlikten yok haberi,

Daha çok nakkaşa benzer.

SALİM:

Salim söz söyler anında,

Çok sanat var unvanında.

Nakkaşlık şiir yanında,

Göz üstünde kaşa benzer.

USTA SÖZÜ

Başımızdan hiç hevâ-yı zülf-i yâr eksik değil.

Pek yüce yerdedir, onun için rûzî;gar eksik değil.

Sultan III. Mustafa

DÖRTLÜK TAMAMLAMA

Halil Cengiz kardeşime teşekkürler…

“Gafur-ur Rahim”den ümidi kesme.

Ben affetmesem de Allah affeder.

Cennette Adem’in gördüğü isme,

Sığınsan, sana da şefaat eder.

Sen misin AA’yı eleştiren; 58 isim hakkında soruşturma

Twitter’da Anadolu Ajansı’nı eleştiren mesajlar attığı gerekçesiyle gazeteciler ve milletvekillerinin de bulunduğu 58 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. Aralarında Zaman Gazetesi Washington Temsilcisi Ali Halit Arslan’ın da olduğu soruşturma başlatılan isimlerin Anadolu Ajansı’na yönelik küfür ya da hakaret içeren hiçbir paylaşımı bulunmuyor.

Twitter’da Anadolu Ajansı’na eleştirdikleri gerekçesiyle Fazıl Say, Can Dündar ve Erdal Beşikçioğlu’nun da aralarında olduğu 58 kişi hakkında ‘hakaret, iftira ve tehditin yanı sıra halkı kin ve düşmanlığa tahrik‘ suçlamalarıyla soruşturma başlatıldı.

Cumhuriyet gazetesinden Ahmet Şık’ın haberine göre, hakkında soruşturma açılan 58 isim arasında Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve muhabiri Ahmet Şık, Hürriyet Gazetesi yazarı Melis Alphan, Milliyet Gazetesi muhabiri Burcu Karakaş, Zaman Gazetesi Washington Temsilcisi Ali Halit Arslan, Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu ve Metin Uca; CHP milletvekilleri Umut Oran ve Müslim Sarı ile Fazıl Say, Erdal Beşikçioğlu ve Atilla Taş da var.

Küfür yok, soruştuma var

Ancak bu isimlerin Anadolu Ajansı’na yönelik küfür ya da hakaret içeren hiçbir paylaşımı bulunmuyor. Soruşturma dosyasına giren ‘tweet‘lerden bazıları şöyle:

Fazıl Say:Anadolu Ajansı büyükşehirlerde önce kırsal kesimi vererek asıl sonuçları manipüle etmeye kalkışmıştır.

Can Dündar:Anadolu Ajansı genel müdürünün Bülent Arınç’ın eski basın danışmanı olduğunu hatırlatmakta yarar var.

Ahmet Şık:AKP-Cemaat savaşının seçim cephesindeki askerleri Anadolu Ajansı ve Cihan Haber Ajansı (Cemaat) oldu. Abonelik iptali için yeterli veri.

Melis Alphan:Ya bu yüz karası Anadolu Ajansı nasıl bu kadar fark koyuyor? Hayallerindeki sonuçları mı yazıyorlar?

Umut Oran:CHP’nin vefakâr partilileri Anadolu Ajansı’nın haberlerine itibar etmeyin.

Sansür talebi

Diğer yandan haklarında suç duyurusu isimlerin uzlaşma taleplerinin kabul edilmeyeceği belirtilerek şüphelilerin iddialara konu mesajlarının kaldırılması ya da hesaplarının kapatılmasına karar verilmesi talep edildi.

Bu okulu bitirmek için oyun oynamak şart

Anne ve babalar çocuklarına “ders çalış, oyun oynama” der, ama Cornwall’da kurulan Falmouth Üniversitesi “Games Academy” öğrencileri, derslerini geçmek için oyun oynamak zorunda.

Üniversite, BA Digital Games ve BSc Computing for Games derslerinin verildiği yeni bir bölüm açtı. Henüz ilk yılında olan bölümde ayrıca doktora yapan 8 öğrenci bulunuyor. Öğrenciler, farklı yeteneklere sahip kalabalık gruplarla çalışarak oyun geliştirmenin inceliklerini öğreniyor.

Games Academy bölüm başkanı Tanya Krzywinska, giderek büyüyen dijital oyun sektörüne kalifiye insan kazandırmayı amaçladıklarını belirtti. Newzoo araştırma şirketinin Global Games Market raporuna göre dünya dijital oyun pazarı 2017 yılında 102 milyar dolara ulaşacak. Bölümde eğitim veren bir başka isim Rich Barham. Hitman, League of Legends ve World of Warcraft gibi dünyaca tanınmış oyunların geliştirilmesinde pay sahibi olan Barham, Cornwall’ın İngiltere dijital oyun sektörünün Silikon Vadisi olacağını iddia etti.

Üniversite bünyesindeki Alacrity Falmouth bölümü ise lisansüstü oyun eğitimi veriyor. Henüz ilk eğitim döneminde olan bu pilot projenin amacı, yıl sonunda Cornwall’da yüksek gelire sahip dört yeni şirket kurulmasını sağlamak. Bir diğer hedef ise eğitime katılan on altı kişinin dijital oyun sektöründe iş sahibi olmasını sağlamak. Sony PlayStation gibi önemli şirketlerin desteklediği projede öğrenciler, farklı gruplara ayrılıp çeşitli oyunlar geliştiriyor. Başarılı olan öğrenciler bu çalışmaları karşılığında yıllık 16 bin pound alıyor ve iş girişimciliği master derecesi kazanıyor. Oyunların ticari başarı kazanması durumunda öğrenciler satıştan pay alma hakkına da sahip olacak. Program direktörü Nick Dixon, stratejik ortaklarla birlikte geliştirdikleri bu eğitim modelinin örnek bir çalışma olduğunu ifade etti.

Kartvizit Büyüklüğünde Powerbank

Akıllı telefonların şarj ihtiyacını karşılamak için geliştirilen PowerX, kartvizit büyüklüğündeki yeni ürününü tanıttı. 2500 mAh gücünde olan bu batarya hem Micro USB hem de MFI uyumlu iPhone şarj aparatına sahip.

Gün içerisinde bir kartvizit gibi gömlek veya ceket cebinde taşınabilen cihaz Hong Kong’lu Enosar Enterprise ve Türkiye’den Trio Bilgisayar (Codegen) işbirliği ile Türkiye’de satışa sunuldu.

Serenay Sarıkaya, eski ajansının sahibi ile mahkemelik oldu

Manken-oyuncu Serenay Sarıkaya’ya dava açan Antalya’daki ajansı Esline’nin sahibi Esra Keskinol, “Ben olmasam Serenay olmazdı” dedi.

Ünlü manken-oyuncu Serenay Sarıkaya, ilk ajansı Antalya’daki Esline’nin sahibi eski mankenlerden Esra Keskinol ile mahkemelik oldu. Antalya’da mankenlik yaptığı dönemde sözleşme imzaladığı Esline Ajans’ın sahibi Esra Keskinol, Sarıkaya’ya, ajansı devre dışı bırakarak reklam ve dizi tekliflerini kabul ettiği gerekçesiyle sembolik olarak 3 bin 500 TL’lik tazminat davası açtı. Serenay’ı 2007 yılında annesinin ajansına kayıt yaptırdığını belirten Keskinol, İstanbul’a taşınıp ünlü olduktan sonra sözleşme koşullarına uymadığını ve ajans komisyonlarını ödemediğini ileri sürdü.

“Ticari bağlantılarımı, tecrübemi ve şahsi imkanlarımı Serenay için seferber ettim” diyen Keskinol, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2007 yılında sözleşmesini annesi ile birlikte imzaladı. O günden sonra bizzat kendim onu yetiştirdim, manken yaptım. Miss Europa Junior Güzellik Yarışması’na katılması için kendi bağlantılarımı devreye soktum. Oradan dereceyle döndü. Esline Ajans sayesinde ismini ve kendisini tanıdılar. Buraya geldiğinde mankenlik nedir bilmiyordu. Güzellik yarışmasına gönderdim, klip, dizi ve reklam filmlerinde oynamasını sağladım. Ben olmasam Serenay Sarıkaya diye birisi olmayacaktı.”

KOMİSYONLARI ÖDEMEDİ

Sarıkaya’nın sözleşme şartlarının hiçbirini yerine getirmediğini öne süren Keskinol şöyle konuştu:

“Dava, sözleşme şartlarını yerine getirmediği, kendi yaptığı işlerden ajansına ödemesi gereken yüzde 20’lik komisyonları ödemediği için açıldı. 2007 yılında imzalanan sözleşmenin süresi 5 yıldır. Sözleşme bozulmadığı takdirde aynı şartlar ile ikinci 5 yıla devreder. Sözleşmede yazanlar açık ve net ortada. Bu nedenle de kendisine dava açtım. Bu saatten sonra hakkımı mahkemede arayacağım. Burası bir ticarethane. Bana ödemesi gereken komisyonlar var.”

Serenay Sarıkaya’nın halen ajansının sözleşmeli mankeni olduğunu kaydeden Esra Keskinol, avukatı Ayşegül Hanyanoğlu aracılığıyla oyuncuya İstanbul’da Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde dava açtığını ve hakkını sonuna kadar arayacağını sözlerine ekledi.

(DHA)

Grip değil, komplikasyonları öldürüyor!

Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Bedia Mutay Suntur, grip virüsünden 42 kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek, “İnsanları İnfluenza (grip) değil, ‘komplikasyonları’ öldürüyor.” dedi.

Adana Tabip Odası’nda gerçekleştirilen panelde nezle, soğuk algınlığı, grip, kuş gribi, domuz gribi hastalıkların belirtilerinin benzeştiğini ancak yüksek ateşle seyreden vakaların ölümlere yol açabileceğini belirten Suntur, bu tarz rahatsızlıkların mutlaka hekim kontrolünde tedavi edilmesi gerektiğini ifade etti. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Bedia Mutay Suntur, “Grip virüsü sürekli mutasyon değiştirerek grip sezonunda karşımıza çıkmaktadır. Bu tarz vakalarda bol bol sıvı tüketilmesi, dinlenilmesi, el hijyeninin sağlanması, hastalığa yakalanmış kişilerle temastan kaçınılması, grip aşısı yapılması önleyici olabilmektedir.” uyarısında bulundu.

GRİP BULAŞICIDIR

1918 yılında İspanyol gribinde milyonlarca kişinin ölmesiyle H1N1 virüsüne dikkat çekildiğini hatırlatan Dr. Mutay Suntur, “1957 yılında Asya gribinden yine milyonlarca kişi H2N2 virüsünden, 1968 yılında Hong Kong’da milyonlarca kişi H3N2 virüsünden ölmüştür. 21. Yüzyılın pandemisi 2009 yılında H1N1 (domuz gribi) olarak değişik evreler yaşanmıştır. Türkiye’de 627, dünya genelinde 4572 ölüm vakası bildirilmişti. Domuz gribine yakalananlarda altta yatan herhangi bir hastalığa rastlanmadığı gibi bu virüsten en çok genç erişkin yaş grubu etkilendi. Salgın olan İnfluenza (grip) virüsünün çok sayıda alt tipi bulunmaktadır.

A tipi; hem insanlara hem de domuz, ördek, fok, at vb. hayvanları enfekte eder. B tipi; yalnızca insanları enfekte eder. İnfluenza (grip)’in özgül bir kliniği yoktur. Ateş, üşütme, titreme, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kuru öksürük, şiddetli halsizlik, miyaleji gibi septomlar başlamadan bir gün öncesinden 10. Güne kadar hastalık bulaşıcıdır. İlk 2 -3 gün en bulaşıcı gündür. Sağlıklı iken yapılacak grip aşısı hastalığa yakalanmayı önler. Yumurta alerjisi olan, 6 aydan küçük bebekler, gebeliğin ilk üç ayında ve kronik hastalığı olanlar hariç herkes aşı yaptırabilir.” bilgilerini aktardı.

(CİHAN)

Selülite karşı maydanoz tüketin

Kadınların en çok şikâyet ettiği problemlerden birisi de selülitler. İzmir Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Fatma Baysal, kadınların yüzde 90’ında selülit bulunduğunu belirtiyor.

Baysal, cildin portakal kabuğu görünümüne neden olan selülitin sadece kilolu değil, zayıf veya normal kilolu kadınlarda da görüldüğünü söylüyor. Ergenlik, hamilelik ve menopoz döneminde selülitlerin artış gösterdiğini kaydeden diyetisyen, şunları öneriyor: “Bol su, hücre ve dokuları besleyerek toksinlerin vücuttan daha hızla atılmasına yardımcı olur. Rafine şekerler, hayvansal yağlar ve hazır yiyeceklerden uzak durarak, aşırı tuz tüketiminizi sınırlandırın. Selülite karşı, maydanoz, brokoli, fasulye, kereviz gibi sebzeler, ananas ve muz gibi meyveler tüketin.” İZMİR DHA

Yağmurların ardından Meriç ve Tunca’nın debileri yine yükseldi

Bulgaristan’daki yağışların ardından Tunca ve Meriç nehirlerinin debileri yeniden artış gösterdi. Son 3 ayda 3 kez taşan nehirlerin yağmur yağışlarıyla yeniden taşabileceği bildirildi.

Bulgaristan’da süren yağışlı hava Edirne’deki Tunca ve Meriç nehirlerinde su seviyesini yükseltti. DSİ verilerine göre 3 gün önce 800 seviyesinde olan Meriç Nehri 1133 metreküp/saniye seviyesine çıktı. Tunca Nehri ise yaklaşık 40 metreküp/saniye yükselerek 189 olarak ölçüldü. Edirne Belediye Başkanı CHP’li Recep Gürkan, daha önceki taşkınlarda bozulan yaklaşık 5 bin kişinin yaşadığı Karaağaç Mahallesi’ne giden Lozan Caddesi’nde onarım işlemlerine başladıklarını söyledi. Nehirlerin yeniden yükselişe geçmesiyle çalışmaları yeniden gözden geçireceklerini kaydeden Gürkan, “Baktığımızda Kirişhane dün akşam 980 seviyelerindeydi. Bu sabah 1102’ye çıkmış durumda. Bulgaristan’daki Svilengrad ölçüm istasyonu 669’dan 706’ya yükseldi. Yaklaşık 40 metreküp bir artış var. Arda da bir yükseliş görünüyor. 450 metreküp/saniyeden 650’lilere çıkmış durumda. Takip ediyoruz, Tunca nehrinde bir yükseliş yok. İnşallah kazasız belasız atlatırız. Başka diyecek bir şey bulamıyorum. Biz yaklaşık son selden bu yana 1 aydır Karaağaç yolunu yapmak için suyun normalleşmesini bekliyorduk. Herhangi bir artış olmayınca Cumartesi günü taşkının etkili olmadığı taraftan yolu tek taraflı sökmeye başlamıştık. Bu artışa göre yeniden bir değerlendirme yapacağız” diye konuştu.

‘YENİDEN TAŞKIN GÖREBİLİRİZ’

Edirne Arama Kurtarma Derneği Başkanı Serhat Ceylan’da nehirlerde yarından itibaren bir yükseliş beklediklerini ifade ederek, “Bu son olacağını umut ediyoruz. İki hafta önce Bulgaristan Rodop dağları bölgesinde Arda havzasında çok ciddi kar yağışı meydana geldi. O yağış buraya yağmur olarak düşmüştü. İki bin metreküp civarı su buradan geçti. Şimdi karlar eriyor, aynı zamanda yağmur, büyük barajlarda su seviyesi arttı. Arda nehri üzerindeki Ivoylovgrad barajından çıkan su miktarının da arttığını görüyoruz. Yarından itibaren Edirne yeniden bir taşkın görecek. Ben insanların artık duyarlı hale geldiğini düşünüyorum ama yinede tedbirli olmalarını istiyoruz. EDAK olarak ekiplerimiz hazır, Edirne Valiliği bize görev verirse her türlü operasyonda yer alabiliriz” dedi.

ZODYAK BOT ALDILAR

Edirne Inner Wheel ve Rotary Kulübü, arama kurtarma çalışmaları yapan EDAK’a Zodyak bot alarak destek oldu. EDAK Başkanı Serhat Ceylan, iki yardımsever kulübün, Zodyak bot dışında kıyafetlerinin temini konusunda da yardımcı olduklarını ifade ederek, botlarla taşkınlarda insanlara ve hayvanlara yardımcı olduklarını da sözlerine ekledi.

(DHA)

CHP, İzmir’de 16 yıl aradan sonra ön seçim yaptı

CHP, İzmir’de 16 yıl aradan sonra ön seçim yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2. Bölge’de ’57’ sıra numarasıyla girdiği ön seçim yarışında rakipleri, “Önce 57 sonra ben” diyerek oy istedi. 68 yaşındaki Nevin Öğütçen, sol kolu kırık olmasına rağmen sağ eliyle Kılıçaroğlu’nun broşürlerini dağıttı. Parti üyeleri, “İzmir’den başbakan çıkaracağız” dedi.

İzmir’de en son 1999 genel seçimlerinde milletvekili adaylarını ön seçimle belirleyen CHP o yıl baraj altında kalmıştı. 16 yıl aradan sonra yeniden ön seçim sandığını kuran partinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da ‘Türkiye’nin yeni başbakanı demokrasi ateşini İzmir’den yakıyor’ sloganı ile yarışa girdi. Kılıçdaroğlu ön seçim için kente gelmezken onun için rakipleri bile çalıştı.

İzmir’de 30 ilçede 37 okulda 592 sandık kuruldu. Okulların bahçelerinde sağ ve sol tarafta durarak koridor oluşturan gençler, desteklenmesini istedikleri adayın yeleğini giydi, üyelere de adayın sıra numarasının ve isminin yazılı olduğu kartlar, broşürler verdi. Kalem, zeytinyağı, kahve, su, şeker, çikolata dağıtanlarda oldu. Kılıçdaroğlu’nun ’57’ sıra numarası ile girdiği ön seçimde rakipleri bile “Önce 57 sonra ben” diyerek oy istedi.

68 yaşındaki Nevin Öğütçen, sol kolu kırık olmasına rağmen sağ eliyle Kılıçaroğlu’nun kartpostallarını dağıttı. Öğütçen, “O benim liderim, kolum sızlıyor ama olsun. Onu başbakan yaparsak tüm acılarım diner” diye konuştu. Serpil Özdemir, eşinin kartlarını dağıtırken üyeden önce Kılıçadroğlu için oy istedi. Özdemir, “Eşim de olsa önce genel başkanım. Onun birinci çıkması gerekiyor. Onu başbakan yapacağız” dedi. Parti üyeleri de “İzmir’den başbakan çıkaracağız, iktidarı bu kentten durduracağız. Yeter artık çok ezildik, halk hareketi başlatacağız” sözleriyle karşılık verdi. Bazı ilçelerde anahtar listelerin hazırlanması üzerine öğle saatlerinde Kılıçdaroğlu’nun Danışmanı Veli Özdemir, okulları gezerek katılımı ve Kılıçdaroğlu’na desteği takip etti. Bazı üyelere “Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesi” denilerek liste verildiği duyumları üzerine de Özdemir örgütü cep telefonlarına mesaj göndererek uyardı ve “Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir anahtar liste çalışması yoktur. Bu tür söylentilere ödün vermeyin” dedi.

10 KİŞİYİ İŞARETLEDİ

CHP İzmir İl Başkanı Bedri Serter, oyunu Eşrefpaşa Anadolu Lisesi’nin 1040 numaralı sandığında kullandı. Serter, en az 5, en çok 10 kişinin adının işaretlendiği ön seçimde tercihini çoktan yana kullanarak 10 kişinin adını yazdığını söyledi. Serter, “Bugün CHP’nin düğün günü. Tam bir bayram havası var. Yaşlılar da var bebeğiyle oy kullanmaya gelen de. İşte demokrasi özgürlük, hürriyet bu. Herkes sandığa gidiyor ve ‘benim vekilim’ diyebileceği insanları seçiyor. Örgüt ayakta. CHP’ hükümet olacak” dedi. Ön seçim öncesi twitter’dan tarafsızlık mesajı veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu oy kullanacağı saati bildirmedi.

155 KİŞİDEN 20’Sİ ADAY OLACAK

İzmir’de partililer saat 08.00’de oy kullanmaya başladı. Partililer, ön seçim kartları ya da üzerinde TC numarası yazan herhangi bir kimlikle oy kullandı. Herkesin katılımı durumunda 129 bin 107 üyenin oy vermesi bekleniyor. 37 noktada 592 sandık kuruldu. Buca’da 4, Karabağlar’da 3, Karşıyaka 2, Konak’ta 2 diğer 26 ilçede ise tek okulda ön seçim yapıldı. 1. bölgede 74, 2. bölgede 81 aday adayı yarışacak. 155 milletvekili aday adayından 20’si aday olacak. Parti, 1.,3. ve 5. sıralarda kontenjan uygulayacak. Üyeler, pusulada en az 5, en çok 10 isim işaretledi.

(DHA)

Tartışmalı gemi ‘Kuito’nun sökümünün iptali için dava

İzmir’in Aliağa İlçesi’ne Angola’dan getirilen, radyoaktif madde taşıdığı iddiasıyla gündemi uzun süre meşgul eden ve sökümüne başlanan rafineri gemisi Kuito’nun söküm işlemlerinin iptal edilmesi amacıyla İzmir Barosu ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası tarafından İzmir İdare Mahkemesi Başkanlığı’na dilekçe verildi.

Uzun yıllar Angola açıklarında ham petrol işleyen ve ekonomik ömrünü tamamlamasının ardından geri dönüşüme kazandırılmak üzere söküm için Aliağa’ya getirilen yaklaşık 350 metre boyunda 53 metre genişliğindeki Kuito gemisi, yapılan tüm ölçümler sonucu radyoaktif madde yönünden temiz olduğunun tespitinin ardından sökülmeye başlandı. Toplam 150 personel tarafından yaklaşık bir yılda söküleceği kaydedilen Kuito’nun söküm işlemlerinin iptal edilmesi amacıyla İzmir Barosu ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası harekete geçti. Baro adına Avukat Hüseyin Enis Dinçeroğlu, Avukat Gülay Ufuke Serin ve Çevre Mühendisleri Odası adına da Avukat Emre Baturay Altınok, bir dilekçe hazırladı.

SÖKÜLMEK ÜZERE TÜRKİYE’YE GELEN EN TONAJLI GEMİ

Avukatların hazırladığı 26 sayfalık dilekçede şu görüşlere yer verildi;

“Kuito Gemisi, şu ana kadar gemi söküm için ülkemize gelen en büyük tonajlı gemidir. 2000 yılından beri ham petrol işleyen gemi, günlük 100 bin varil ham petrol işleme, 1.4 milyon varil depolama kapasitesine sahiptir. Bu büyüklük ve özellikteki bir gemide radyoaktif ve tehlikeli özellikte çok farklı kirleticiler ve asbest bulunmakta ve bu kirleticilerin çok ayrıntılı inceleme ve dokümantasyon çalışmalarının uzman ve akredite kişi ve kuruluşlar tarafından yapılması gerekmektedir. Nitekim gemi ile ilgili 2013 yılında düzenlenen bir raporda, yoğun radyoaktif ve tehlikeli atık ile petrol atığı içerdiğine ilişkin bilgiler var. Gemi sökümü için gerekli asbest incelemesi asbest yönetmeliğine uygun yapılmamıştır.”

SÖKÜM İŞLEMİNİN DURDURULMASI İSTENDİ

Avukatların İzmir İdare Mahkemesi Başkanlığı’na verdiği dilekçede, söküm işlemlerinin bir an önce durdurulması, yargılama sırasında keşif ve bilirkişi incelemelerinde bulunulması, ayrıca gemi için verilen söküm izninin iptal edilmesi istendi.

46 BİN TON HURDA ÇIKACAK

1979 yılında ABD’nin New York şehrindeki Seatrain tersanesinde inşa edilen Kuito’nun sökülmesi sonucu 46 bin ton hurda çelik elde edilmesi bekleniyor. 4 Şubat’ta Aliağa’ya ulaşan Kuito açığa demirlemiş, radyoaktif madde taşıdığı iddiaları üzerine çevreciler ve çeşitli meslek odası ve sivil toplum kuruluşlarından gelen tepkilere rağmen yapılan ölçümlerin temiz çıktığı belirtilerek, 2 gün sonra kıyıya yanaştırılıp söküme başlanmıştı.

(DHA)

Vatandaş vergi borcunu sanal alemden ödedi, miktar 3 milyar lirayı buldu

Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), geçen sene kredi kartıyla yapılan vergi ve ceza tahsilat oranlarını kamuoyu ile paylaştı. GİB verilerine göre, 2014’te sanal alemden kredi kartıyla yapılan ödeme miktarı 2014 yılında 2 milyar 954 milyon 652 bin 968 lirayı bulurken, kurumun resmi internet sitesinden yeniden yapılandırılan borçlanmayla ilgili sanal ortamda yapılan tahsilat ise 297 milyon 801 bin 808 liraya ulaştı.

Gelir İdaresi Başkanlığı, 2014 Yılı Faaliyet Raporu’nda, ‘Kredi kartı ile elektronik ortamda tahsilat’ konusunda açıklamada bulundu. Başkanlığın, resmi internet sitesi üzerinden kredi kartı ile vergi ve cezaların tahsil edilmesine ilişkin çalışmaların devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu konuda teknolojik gelişmelere paralel olarak gerekli altyapı devamlı güncellenmektedir. Bu çerçevede, motorlu taşıtlara ait vergi ve cezaların kredi kartı ile ödenmesi ile ilgili çalışmalar tamamlanmış olup, halihazırda 13 bankanın kredi kartı ile tahsilat yapılabilmektedir. Diğer bankalar ile de entegrasyon çalışmaları devam etmektedir. Tahsilat anlaşması yapılan bankalar, mükelleflerin borçlarını sorgulayarak veya beyan üzerine tahsil etmekte, tahsilat bilgilerini anlık olarak Başkanlığımıza göndermekte olup, alınan bilgiler mükellef hesaplarına otomatik olarak işlenmektedir. Tahsilat anlaşması yaptığımız 26 bankadan 10’u ile entegrasyon sağlanmıştır. Tahsilat anlaşması bulunan tüm bankaların da bu uygulamaya geçmesi için çalışmalara devam edilmektedir. Hali hazırda, 26 anlaşmalı bankanın yaklaşık 9 bin 500 ve PTT’nin 3 bin 200 den fazla şubesi üzerinden tahsilat işlemleri gerçekleştirilmektedir. Bankaların şube ve alternatif dağıtım kanalları (internet bankacılığı, ATM, telefon bankacılığı, mobil bankacılık gibi) üzerinden yapılan tahsilat işlemlerinin sayısı yıllara göre aşağıda belirtildiği şekilde gerçekleştirilmiştir.” denildi.

GİB’in internet sayfası üzerinden sanal pos uygulaması ile tahsil edilen; motorlu taşıtlar vergisi, trafik idari para cezası, geçiş ücreti idari para cezası ve Karayolları taşıma kanunu idari para cezası tahsilat tutarları ise 2014’te 3 milyar liraya ulaştı.

Ödeme Yılı Tahsil Edilen Toplam Tutar (TL)

2010 931.843.378,91

2011 1.660.863.520,30

2012 2.450.728.380,30

2013 3.042.049.179,49

2014 2.954.652.968,16

YENİDEN YAPILANDIRMADA DA SANAL ÖDEME TERCİH EDİLDİ

GİB, 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanun ile 6552 Sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun kapsamında, GİB’in internet sayfası üzerinden sanal pos uygulaması ile geçekleştirilen tahsilat tutarlarıda şöyle açıklandı:

Ödeme Yılı Tahsil Edilen Toplam Tutar (TL)

2011 380.503.243,21

2012 406.373.823,26

2013 300.287.320,33

2014 297.801.808,34

(CİHAN)

Gürsel Tekin: Türkiye 8 Haziran’da büyük bir nefes alacak

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) bugün 41 il ve 45 bölgede aday belirlemek için yaptığı ön seçim oylamaları devam ediyor. Oy kullanan CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, “İnşallah 8 Haziran’da Türkiye büyük bir nefes alacak.” dedi.

Ön seçim için Kadıköy Anadolu Lisesi’ne gelen Tekin, eşiyle birlikte oy kullandıktan sonra gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Tekin, “Görüyorsunuz burada yüzbinlerce insan oy kullanıyor. Sabah gelirken radyodan dinledim. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdarğolu ve Selahattin Demirtaş ile ilgili sarf edilen cümlelere baktığımızda işte dizayndır. Eğer bir dizayn aranacaksa merkezi sadece AKP Genel Merkezi’dir. Önümdeki süreçte hangi güçlerin milletvekili tayin edeceğini doğrusu hiç kimse bilmiyor. Yüzbinlerce üyemiz oy kullanacak ve milletvekili belirleyecek. Burada dizayn mümkün değil. AKP’de dizayn olduğunu net bir şekilde biliyoruz. 2002 yılında eski başbakanın milli görüş gömleğimi attım, Erbakan’ı sırtını hançerlediğim günleri unutmadık. Eğer bir şey aranacaksa buradan aransın.” dedi. Tüm Türkiye’ye birinci sınıf demokrasiyi taahhüt ettiklerini de belirten Gürsel Tekin, “8 Haziran’da şunu net olarak görüyoruz. Bu ön seçim vesilesiyle çok sayıda ile gittik. Milletin CHP’den çok büyük bir beklentisi vardır. İnşallah 8 Haziran’da Türkiye büyük bir nefes alacak. İşsizlik, yoksulluk ve sefalet bitecek.” şeklinde konuştu.

(CİHAN)

Ölen kadınlar, kendilerini kurşunlara siper etmiş

Şırnak’ın İdil İlçesi’ne bağlı Yağmurca Köyü’nde, Çalış ve Yağan aileleri arasında arazi anlaşmazlığı yüzünden çıkan, 3 kişinin öldüğü, 13 kişinin de yaralandığı silahlı çatışmada, kadınların kendilerini erkeklerin silahlı çatışmasına siper ettikleri için yaşamlarını yitirdiği belirtildi.

İdil’e bağlı Yağmurca Köyü’nde dün arazi anlaşmazlığı nedeniyle meydana gelen, 2’si kadın 3 kişinin öldüğü, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 kişinin yaralandığı atışmanın ayrıntıları ortaya çıktı. Erkekler arasında silahlı çatışma çıktığını gören 29 yaşındaki Kevi Çalış, 25 yaşındaki Özgün Yağan, 24 yaşındaki Kadriye Yağan ve 23 yaşındaki Şirin Yağan, onları durdurmak için kendilerini düşünmeden kendilerini ortaya attı. Kadınların araya girmesine rağmen erkekler çatışmayı sürdürünce vurulan Kevi Çalış ve Özgül Yağan kaldırıldıkları hastanede kurtarılamayarak yaşamlarını yitirdi. Ağır yaralanan Kadriye Yağan ve Şirin Yağan’ın ise tedavileri sürüyor.

Köydeki erkeklerin çatışmasına kendilerini siper ettikleri için hayatlarını kaybeden kadınların cenazeleri dün gece otopsi için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, ağır yaralı olan kadınlar Diyarbakır ve Mardin’deki hastanelerde tedavileri sürüyor.

Güvenlik güçlerinin yoğun önlem aldığı Yağmurca Köyü’ne giriş ve çıkış yasağı devam ederken, ölen 2 kadın ile 1 erkeğin cenazelerinin ne köye getirilip toprağa verileceği henüz bilinmiyor.

(DHA)